Benim bir özelliğim başladığım çoğu kitabı yarıda bırakmamdır. Bu o kadar doğal ve sıradan bir hal aldı ki bazı kitapları okumaya üçüncü başlayışımda ancak bitirebiliyorum. Bunun neden kaynaklandığı ya da niye böyle olduğu ile ilgili kesin bir fikrim yok. Belki de sıkılıyorum ve bırakıveriyorum okumayı. Bazen kitap üst düzey oluyor ve benim gibi ilkokul mezunu birinin kapasitesini gerçekten zorluyor. Bazen de kitapla kimyam uyuşmuyor.
Buraya kadar yazıya çok iyi bir giriş yaptığımı düşünüyorum. Buradan sonra ilk seferinde 50. sayfasına kadar geldiğim fakat ikinci denememde de 130. sayfasına kadar dayanabildiğim John Steinbeck’in Gazap Üzümleri kitabından ve neden bitiremediğimden bahsedecektim. Yaptığım ufak çaplı bir araştırmada kitabın Pulitzer Ödülü aldığını ve yazarının da Nobel Edebiyat ödülü sahibi olduğunu öğrenince yazıya devam edip etmeme konusunda biraz tereddüt yaşadım. "Eh kendisinin ve yazarının ödüllü olduğu bir kitabı okuyamamak herhalde kitabın değil okuyanın hatasıdır" şeklinde düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Sonuca gelecek olursam, Metropol Yayınlarının çıkardığı ve İpek E. Menekşe’nin Türkçeye çevirdiği Gazap Üzümleri kitabını almayın. Türkçe çevirisi gerçekten kötü ve birçok hatalarla dolu. Bu hatalar akıcılığı ve okuma zevkini o kadar kötü etkiliyor ki benim gibi eline aldığı her kitabı bir çırpıda yalayıp yutan biri! bile okuyamıyor.